Archive for Dezember, 2009

-Kadın Olmak

Share

FİLİZ BOZDEMIR & ASLI KERA

TasArım

Türk Kadınlarının Osmanlı Döneminden buyana şaşkınlık verici güçleri ve tutku dolu yaşamları sayesinde tarihe geçmiş ve geçmemiş bir sürü hikayeler mevcuttur.

Şimdi bende bunlardan birini anlatacağım sizlere.

Fakat bahsedeceğim Şahıslar çok mütavazi insanlar olduğundan , çok fazla ayrıntıya giremeyeceğim.

Ama bu hikaye başdan sona AŞK kokuyor….

En büyük başarılar da zaten Aşk ‘dan ve Tutku’dan doğmamışmıdır şimdiye dek?

Konumuz;

Filiz TAKI TASARIM

Kahramanlarımız;

Filiz Bozdemir ve Aslı Kera.

Bir Anne Kızın Hikayesidir bu;

Öncelikle Filiz Bozdemir’in ağzından işi ile ilgili dökülen kelimeleri hemen aktarmak istiyorum ;

OLMAZSA OLMAZIM

TUTKUM

AŞKIM

YAŞAM BİÇİMİM !!!

f.Bozdemir’in Hikayesi anlam yüklenmiş sayılardan oluşan bir sayma sistemi ile ifade edilemeyecek kadar eskilere dayanmaktadır.


-Manzara Istanbulun Manukyanından Süleymanına-

Share

16/11/2009 – 04/12/2009

Galata da Aşk

Bugün belki bir dönüm noktası belki beklenmedik yeni bir hayat….

Her iki anlamda da iyi yorumlamak gerekir seni beni onu bunu ve şunu…

Bırakalım onca olumsuzluklıkları.

Diyceklerim var sizlere:

Insanların Korktuğu, panik halde yaşadığı birbibirine güvenmediği bir  dönemde yaşamaktayız.

Neden korkarki insan sevdiğimiz şeyleri yitirmekten ya da istediklerimize kavuşamamaktan.

Halbuki çok manasız değilmidir böylesine korkularla yaşamak VE Yaşadığın anı bitkisel hayata dönüştürmek???

Haydi ‘Korkma‘ kelimesine dair daha fazla şey öğrenelim;

TDK da “KORKU” şöyle açıklanmış :

1 .Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak:

» Karanlık yerde insan korkmaz mıydı?

(S. F. Abasıyanık)

2 . Kaygı duymak, endişe etmek.

3 . Çekinmek, sakınmak, saygı duymak:

» Sabaha karşı aşağı indi, aralık kapıdan korka korka babasına baktı.

(R. N. Güntekin)

4 . Yapamamak, cesaret edememek.

S.F.Abasıyanık ve R.N.Güntekin örnekleri doğrultusunda bende postmodern örneklerimde bulunacağım; bunlar çevremde gözlemlediklerimden edindiğim örneklerdir :


  • Yine bir umut ile Teslim olmuştu bir yabancı Geceye ve Bedene, onu bu yanlışa korkarak bağlayan ise Aşk dı.

    Beyoğlu sokaklarında, o Gecenin sabahın da , sadece koşabilmişti yaptığı şeyi terk edercesine.

    Ama Korku hala içindeydi.

  • Korkarak geçmişi ve geleceği arasında bağlantı kuran paranoyak, bir güne daha acı kahvesini yudumlayarak başlamış ve ayılmaya çalışıyordu.

    Dün geceden ise hala delicesine Korkuyordu.

  • Korka korka kendini emanet etti …

  • Onu çok sevmişti, ama bir türlü ona güvenmekten korkuyordu.


Şimdi bunca Özezerlik niçin?

Neden yaşarken ölmek için bukadar uğrAşmak?

Ve kendini bir türlü güzelliklere laik görememek?

Hayat halbu ki bukadar kötü değil ki!

(Tabii Eğer ki arabesk bir ortamda büyümediyseniz)


Düşüncelerimiz değilmidir hayata şekil veren???