Archive for April, 2013

Ölü Gelin Emily,Selin Altay ve Halit Pepiç sayesinde Victor’a kavuştu

Share

Sevgili Arkadaşım Selin benim gibi bir Tim Burton hayranı.

Oyüzden de aşağıdaki fotoğraflara Halit Pepiç ile beraber hayat vermişler.Ben bu işe çok sevindim çünkü Emily’i çok seven bir insan olarak onun yalnız kalmasına zamanında çok üzülmüştüm ama neyse ki Emily artık yalnız değil !

Oyuncu Selin Altay ve Halit Pepiç, Sina Demiral’ın çektiği bu muhteşem fotoğraflarla Ölü Gelin Hikayesini tekrar canlandırmışlar ve sonunu da mutlu bir son ile bitirmişler. Asıl hikaye de ise Victor ve Viktoria evleniyor, Ölü gelin Emily ise yalnız kalıyordu.Hatta Emily kelebek olarak uçup gidiyordu.Ama Selin ve Halit Pepiç Emily ile Victoru buluşturmuşlar ve ayırmamışlar.Gerçekten çok orjinal ve başarılı bir çalışma olmuş.Bu çalışmaya emeği geçen diğer bir önemli kişi ise Evrim Memilli.Makyaj Sanatçısı Evrim Memilli öyle bir makyaj yapmış ki hayran olmamak mümkün değil.Herkes gerçekten işini çok iyi yapmış.Umarım bu tür çalışmaların devamı gelir.Herkesi tebrik ediyorum.Harikasınız!

İşte Fotoğraflar:



foto?raf 1

foto?raf 2

 

foto?raf 3

foto?raf 1-1

foto?raf 2-1

foto?raf 3-1

foto?raf 1-2

foto?raf 2-2

foto?raf 3-2

Model :   Selin Altay & Halit Pepiç  

Fotoğrafçı Sanatçısı :   Sina Demiral ( http://www.sinademiral.com )

Makyaj Sanatçısı :   Evrim Memilli   ( http://evrimmemili.com )

Oyunculuktan Hayata,Selin Altay

Share
Selin Altay Cam

Her Ses bir Nefes – Sosyal Sorumluluk Projesi

 

Aslında bugünkü söyleşimin girişini nasıl yazacağımı çok düşündüm.

Özel bir şeyler yazmak istiyordum ama zorladıkça daha da batırıyorum ve günlerdir yayına hazır olan söyleşiyi bekletip duruyorum :)

Sanırım çok heyecan yaptım:)
Söyleşimin kahramanı allahtan benim yeteneksizliğimi anlayacak biri :)

Kendisi S’nek , Türk malı, Nuri gibi program ve dizilerin yanında bir çok  reklamlar da oynayan  ekranların güzel yüzü, Oyuncu Selin Altay.

Bu röportaj benim icin çok özel çünkü Selin ile arkadaşlığımız ta ortaokul-lise koridorlarına ve güzel bir hikayeye dayanıyor.

Ozamanlar da böyleydi Selin. Yani duru samimi ve içten. İnsanın özü degişmez diye boşuna dememişler.

Övgüyü fazlasıyla hak eden bir insan kendisi ama arkadaşıma torpil yaptığımı düşünmenizi istemediğimden hemen sorularıma geçecegim.

Selinim bana zaman ayırdığın ve içimi ısıttığın için çok çok teşekkür ederim!

 

Selin Altay File

HER SES BIR NEFES / SOSYAL SORUMLULUK PROJESI
HTTP://WWW.GENCKIZSIGINMAEVI.ORG

 

Flz: Bir çoğumuz seni “Türk malı”,”Nuri”, “Cennet Mahallesi”, “Beyaz Gelincik” gibi dizilerden tanıyor. Fakat kronolojik açıdan neler yaptığını bir de senin ağzından tam olarak duyabilirmiyiz?

Selin Altay:

Sevgili Filiziko , kronolojik olarak işleri anlatacak olursam kısaca şunları söyleyebilirim. Üniversitedeyken reklamlarla başladım ve ardından ilk oynadığım dizi ‘Beyaz Gelincik’ oldu. Onun ardından sırayla ‘Cennet Mahallesi’, ‘Türk malı’ ve ‘Nuri’ dizileri oldu. Aralarda bir de tv programları ve reklamlar var .

 Bildschirmfoto 2013-04-19 um 15.07.47

 

Flz: Peki bu piyasaya nasıl girdin? Sosyoloji okurken birden seni dizilerde reklamlarda görür olduk.Biz kızımızı sosyolog olacak diye İstanbullara gönderdik ama o artist oldu diyenler var mı☺???

Selin Altay:

:) Aslına bakarsan yok. Evet, hesapta olmayan bir gelişmeydi. Ama lise yıllarında spikerlik hayalleri kurardım ve çok sözünü ederdim. O yüzden de kamera önü işlerde yer almam şaşırtmadı ailemi de sanıyorum. Bu piyasaya girmem üniversitede okurken reklamlar da oynamaya başlamamla oldu. Reklam hem bana harçlık oluyordu hem de çok vaktimi almıyordu.

 

Flz: Uzun yıllar Program sunuculuğu da yaptın. Her gün Program sunmak zor degil mi?
Dizi, Reklam, Sunuculuk, Modellik arasında senin için ne tür farklılıklar var? Hangisi daha zevkli?

Selin Altay:

Evet Filizciğim, uzun süre sunuculuk yaptım yaklaşık 450 saat canlı yayın deneyimim oldu. Programın her gün olması hem zor hem de insanı dinamik tutan bir şey. Canlı yayının kendine has bir heyecanı var. Her gün biraz da olsa o heyecanı yaşamak ve her gün yeni konuklar hakkında araştırma yapmak, insanı güncel ve canlı kılıyor. En çok hangisinden keyif aldığım konusunda şunu söyleyebilirim. Hepsinin kendine has dinamikleri var ve hepsinde deneyimlenebilecek yeni bir şeyler var. O yüzden aynı anda hepsi hem güzel hem de zor.

 

Flz: Biraz da Tiyatro calışmalarından da bahsedermisin ?

Selin Altay: 

Şu anda yer aldığım bir oyun yok, son olarak devlet tiyatroların da Civan Hoca’nın ( Civan Canova) yazdığı Levent hocanın (Levent Öktem) yönettiği “Üstat Harpagon” isimli oyundaydım, biteli bir sezonu geçti. Tiyatro gerçekten çok çok farklı bir deneyim, kameradan çok başka. Kesintisiz bir performans sergiliyorsunuz ve etrafınızdaki tüm değişkenlerle (seyirci , diğer oyuncular vb ) bir uyum içerisinde olmaya çalışıyorsunuz

 

Flz: Bir Röportajin da “Tv çok özenilen, gıpta edilen bir mecra olmasına rağmen aslında tüm sektörler de olduğu gibi zorlukları ve hayal kırıklıkları da barındırıyor.Elbette yaptığım işten aynı zaman da keyifte alıyorum ama sonuçta hayat tozpembe degil.” demişsin. Nedir peki tozpembe olmayan?

Selin Altay:

Evet hiç bir sey dışardan göründüğü gibi değil. Hayatın her alanın da zorluklar var ama bizim sektör için çarpı iki diyebilirim. Dışarıdan olabildiğine kolay ve mutlu görünürken aslında hayal kırıklıkları ve belirsizliklerle dolu. İçinde olmayan kişi Tv de yapılan işi kolay icra edilebilen, çok para ve itibar getiren bir meslek olarak algılıyor. Ama aslında çok büyük hayallerin ve çok küçük ihtimallerin olduğu bir dünya. Kimsenin işi kolay değil elbette. Her işte rekabet var, her işte çok çaba harcamak gerekiyor. Tv de de durum farklı değil yani.