Herkes aşıktır önce kendine

Share

Herkes aşıktır kendine…

Birazda olsa aşıktır kendine.

Neden mi?

Soluksuz ve amansız hayatta yokluğun,varlığın,köleliğin,ızdırabın,neşenin,keyfin ve türlü duygunun yaşandığı heryerde, heranda, önce insan kendini getirir.Çünkü insanoğlunun hayatında üzerinde pekte düşünmediği gözden kaçırdığı bir kavram vardır.

”Ayna”.

Tarihi 4 bin yıl öncesine kadar dayanan ayna ilk olarak yanardağdan kalan taşların cilalanmasıyla keşfedilmiştir ve ilk olarak Almanya’nın Nürnberg kentinde 14.yüzyılda bir odanın tüm odanın tüm detaylarını yansıtan ve tavana asılan nesneler olarak yer bulmuştur.Küçük aksesuarlar haline gelmesiyle özellikle kadınların elinden düşürmediği aynayı bilinen haline yine Alman ayna kimyageri Justus von Liebig getirmiştir.

Gümüşnitratın cama sürülmesiyle oluşan ayna, hiç düşünmediğimiz küçük bir ayrıntı olarak hayatımızın olmazsa olmazıdır.

Bir düşünün;ona herhangi birşeye bakar gibi bakmayız.Değerlidir yansıması.Dedim ya üzerinde hiç düşünmediğimiz bu duygu bizi kıymetli kılan güçlendiren anlardır.


Şöyle ki; televizyonlarımızda hayatımıza giren o ünlü simaları ilk gördüğümüzde bizi bir şekilde kavrayan hoşumuza giden bir yanları vardır ve onları her gördüğümüzde yüzleri daha da tanıdık daha da bildik olur ve giderek artık marka olur o yüzler.Bunu farketmeden izlemeye devam ederiz.Marka olmalarının reklamlarda filmlerde dizilerde bolca görmemizin sebebide budur.Gördükçe aklımıza yer eder,yer ettikçe yabancılık ortadan kalkar.Bugün bir tv.ünlüsü kapımızı çalsa hangimiz şaşırmaz ve kapımızı sonuna kadar açmayız? İşte insanoğlu da kendini aynada her gördüğünde daha çok sever daha çok çok düşünür farkında olmadan.Sevmediğini söyleyen biri bile kafasında yüzünün her hattını aklına kaydetmiştir oysaki.

Sevgili de böyledir.

Annemiz,babamız kardeşlerimiz,dostlarımız yakınlarımız da.

İnsan beyni hep aynı sonuca farklı yollarla varır bıkmadan usanmadan.En alışık olmadığımız fikirler bile üzerinde biraz düşünmeyle aşina hale gelir imkasızlığı ortadan kalkar bu yüzden. Televizyonlarımızdaki kalabalığın sebebide budur aslında.Herkes biraz aşıktır kendine ve herkes kendince güzeldir ya da yakışıklıdır.Herkes kendini büyük ve önemli varsayar ama çok azı gerçekten varlığının asıl amacına hizmet eder.

Gelişimimiz bize hayatta birşey öğretmiştir, “ne olursa olsun geriye bakmadan yoluna devam etmeli ve zorlukları aşmalıyız” der iç sesimiz.Oysa ki zorluğu da imkanları da imkansızlıkları da yine insanlar büyütmüştür toplumda.En önemli kararları alırken ona bakar ve güç alırız.Kendimize olan inancımızı tazeleriz.Aynalar insana neye benzediğini göstermez sadece, ne kadar kıymetli olduğumuz duygusunu parlatmamıza da yardımcıdır çoğukez.Bu yüzdendir her gördüğümüz aynaya göz ucuyla da olsa bir bakış fırlatmamız.Çoğu kez bulduğum çoğu küçük çocuğa aynada kendi yansımasını göstererek ilk tepkisini görmeye,mimiklerindeki küçük değişikliklerden ilk hislerini anlamaya çalışırım.Gözlemlediğim şey birçok çocuğun ilk bakışta önce ne olduğunu anlamaması ve sonrasında küçük bir tebessümün oluşmasıdır.Son olarak da istisnasız her çocuk onu ilk aynada gösterene bakar bilinçsiz olarak.

Ayna ile süren yolculuğumuzda sadece huzurlu ve aşk dolu gözlerin gezmesi dileğiyle…

c.daştan

Comments: Kommentare deaktiviert

Comments are closed.