Solin Ohanyan ile Reiki, ezoterik bir uygulama üzerine bir Söyleyişi

Share

1964 yılında Hripsime Guys kilisesinde Soline Ohanyan’ın doğması için bir mum yakılır. 53 yıldır evli olan Suzan ve Ohannes Çeliktop çiftinin  küçük çocuğu olan Soline’ nin doğum hikayesi oldukça ilginçtir fakat bu hikayeye başka bir zaman değinmek durumundayım.

Soline’nin çocukluğu İstanbul’un Sarıyer ve Kurtuluş semtleri arasında Hristiyanların ve  Müslümanların birlikte huzurlu yaşadığı bir dönemde geçer.

Solin o dönemi kendi kelimeleri ile şöyle anlatır:

“Eskiden Sarıyer yazlık bir yerdi. Tüm komşular oraya taşınmamıza yardım etmişti. Çoğu Karadenizliydi ve balıkçılıkla geçiniyordu. Balık dönüşü mutlaka komşu hakkı bize poşet dolusu balık gelirdi ve genellikle palamut ya da lüfer olurdu bu balıklar. Babam hemen mangalı yakar denizden yeni çıkmış tazecik balıklar ateşe atılır, yanına hemen bir salata yapılır, ve bir de komşu fırından sıcak ekmek de alınarak o güzelim balıklar yenilirdi. Hâlâ o yediğim lüferlerin tadı damağımdadır. Bazen düşünürüm de, biz mi çok şanslı, mutlu sağlıklı çocuklardık, yoksa bizim çocuklarımız mı? Sanırım her şeye rağmen bizler daha şanslıydık. Belki bilgisayarlarımız , cep telefonlarımız, play-stationlarımız, ya da tabletlerimiz yoktu ama bir sürü arkadaşlarımız vardı. Evlerimiz küçüktü ama zaten biz de evde oturmazdık çünkü sokaklarımız, tırmanacak meyve ağaçlarımız vardı. Dut ve incir sadece ağaçtan yenilirdi bizim dönemimizde….

Öyle bir zamanın çocuğuyum işte ben”.

 İşte günümüzün çocuğu ile o dönemin çocuğu arasındaki farkı anlamak için bu cümleyi okumak yeterlidir diye düşünüyorum.

Bu değerli ve farklı Kadının Reiki konusunda bizleri aydınlatmasını rica ettim ve o da beni kırmadı sağ olsun. Bunun için ona minnettarım.

Solin Ohanyan Reiki ile bir çok insana ulaşarak yardımcı oluyor. Umuyorum ben de bu söyleşiyi sizlere ulaştırarak yardımcı olabilirim.

Daha fazla lafı uzatmadan söyleşiye geçelim ve Reiki neymiş öğrenelim.

flz: Solin Ohonyan bir Reiki hocası olarak bilinmektedir. Ne zamandır Reiki Hocalığı yapıyorsunuz? Hastalarınız ya da Danışanlarınız hangi kesimlerden oluşmaktadır?

S.Ohanyan: Solin Ohanyan  yani ben 2006 yılında Reiki ile İzmirde tanıştım. 2009 yılından bu yana elimden geldiğince en doğru şekilde Reikiyi öğretmeye gayret ediyorum. Danışanlarımın ya da öğrencilerimin belli bir kesmi tabii ki yok. İhtiyacı olan inançlı olan herkese kapım sonsuza kadar açık.

flz: Size ilk Reiki Uyumlamasini yapan Kişinin Ayça Saygı olduğunu söylemiştiniz. Bu nasıl oluştu ve bu uyumlama sırasında neler yaşandı? Ayça Saygı sizin hocanız diye bilirmiyiz?

S.Ohanyan: Evet sevgili Ayça Saygı benim hem dostum  hem de Reiki öğretmenim.Aslına bakarsanız Tanrı, Evren ya da siz ne derseniz deyin beni her şeyin tesadüf gibi göründüğü bir dizi olayın arkasından Ayça’ya yolladı. O da  beni  Reikiye uyumlayarak hayatımı değiştirmeme vesile oldu.

Reiki uyumlaması yaklaşık 5-6 dakika sürer. Uyumlamada da aslında hem öğretmen hem de uyumlanan kişi bambaşka bir boyuta gider. Reiki öğretmeni tarafından özel bir teknikle evrensel Reiki enerjisinin frekansını açıp ayarlama yapılır. Uyumlama auradaki blokajları giderir ve bizi çevreleyen şifa enerjilerinin taç çakradan girerek, bedenimizden ve ellerimizden gerekli olan yere akmasına izin verir. Sizi enerji bedeninize (aura) direkt bir aktarım vasıtası ile Reiki enerjisini kullanma yeteneğine bağlar.

Uyumlama sırasında yaşananlar hakkında çok detay vermek istemem çünkü herkesin yaşadığı şeyler farklıdır ve uyumlanan büyük beklentiler içine girerse hayal kırıklığı yaşanabilir.

 Ama ben açıkçası çok bir şey hissetmedim yalnızca avuç içlerim alev alev yanmıştı.

Ayça Beni uyumlarken birden ezan okunmaya başladı. Oda bana ‘’Tanrı da bu uyumlamayı onayladı , sen bu enerjiye çoktan hazırdın ne mutlu bana ki bu görev bana verildi ‘’ demişti.  Bu uyumlama sırasında hissettiğim en önemli detay da budur.

flz: Bir Reiki seansın da tam olarak ne yapılıyor?

S.Ohanyan: Terapi yapılacak danışanımı güzelce havalandırılmış ve enerjisi temizlenmiş terapi odasına alırım. Terapi süresince danışan terapi masasında uzanır.

Ellerimi yıkayıp, Reiki enerjisine niyet edip izin alıp terapime başlarım.

Önce Onun bedenini elerimle tarayarak problemli yerleri tespit edip, problemli yerlere ya da çakraların bulunduğu yerlere ellerimi koyarak oraya şifa enerjisi akıtıyorum, gerekirse farkı tekniklerle oradaki blokajları temizliyorum

Ellerimden akan çok yüksek titreşimli enerjiyle danışanın bedenindeki  hücreler rezonansa geçiyor, yani aynı frekansda titreşiyor, düzensiz bir çalışma yada blokaj varsa çözülüyor şifalanma da böyle gerçekleşiyor.

Elinde çok tazikli suyu olan bir hortum düşün onu  tuttuğun yerde NE var NE yoksa hepsini havaya kaldırır çok pis bir sokağı bile kısa zamanda temizliyebilirsin. Reiki enerjisi de aynen böyle aktığı yeri temizleme gücüne sahip  ve kendi bilinci olan bir enerjidir. Senin hissetmediğin problemli yerlere bile gidip orayı şifalandırıyor. Terapi bittikten sonra mutlaka ellerimi tekrar yıkıyorum kişinin enerjisini kesmek için.

flz: Hem Alex bey hem de Siz Reiki masterısınız.Bu ne demek? Yani ben şimdi ekonomi alaninda 3 yillik bir master yapıyorum.Sınavlara giriyorum, sunumlar yapıyor test ediliyorum…Reiki masterı olmak da böyle bir şey mi?

S.Ohanyan: Reiki eğitimi 3 aşamadan oluşuyor.

Birinci Aşama da temel bilgiler öğretiliyor bunların konu başlıkları:

Evrensel enerji, kuantum, rezonans frekans, aura nedir, aura katmanları nelerdir, çakra nedir, çakra renkleri nedir, kaç çakramız var, bunlar hangi organlarımızı etkiler, Reiki nedir,tarihçesi.  Nasıl kendimize, başkalarına şifa veririz , Reikiyi nerelerde kullanabiliriz, kendimizi nasıl koruruz gibi konular öğretilir,ve uyumlama yapılır. Kişi bunların eğitimini aldıktan sonra verilen kitaplardan bunları çalışır ve öğrenir. Kendine ve başkalarına dokunarak  rahatlıkla şifa verebilir. Kendini hazır hissederse (ki ben en erken 2-3 ay sonra 2. Aşama seminerine alıyorum), bir üst aşamaya geçebilir.

İkinci aşama seviyedeki eğitim psişik bir açılmayı da beraberinde getirir.

Sezgi ve şifa yeteneği gelişir. Bu uyumlamada (inisiyasyon) kutsal semboller öğretilir. Kendisine emanet edilen ve geleneksel olarak gizli tutulan anahtar semboller ve bunların mantraları  sayesinde enerji kat, kat artar. 

İnisiyasyon sırasında Reiki öğretmeni çakralara çok daha güçlü enerji göndererek sembollerle çalışmaya hazır hale getirilir.                                           

Zamana ve mekâna bağlı kalmadan uzaktan şifa uygulayabilirsiniz. Ayrıca nefes ve meditasyon yöntemleri de öğretilir.

Kişi artık geçmişe ve geleceğe uzakdaki birine şifa yollayabilmeyi öğrenir.

Üçüncü Aşama eğitimi 2 bölümden oluşur birinci bölüm Master eğitimidir , kişinin kendini bu sorumluğa hazır hissetmesi gerekir. Senin de yaptığın eğitim gibi bu aslında yeterlilik eğitimidir. Eğer sen kendini terapi yapabilecek kadar yeterli buluyorsan bunu öğretmeninle paylaşırsın, oda seni yeterli bulursa bu eğitime katılmana izin verir eğitim iki tam gün sürer. Yeni semboller yeni bilgiler psişik ameliyat dediğimiz teknikler öğretilir.

İkinci ve üçüncü Aşamanın arası en az bir sene olmalıdır. Master olduktan sonra ben bunu iş olarak yapmaya hazırım diyorsan gene öğretmenin senin yeterliliğini onaylarsa sende öğretmen olabilirsin ama bu bir çok sorumluluğu da beraberinde getirir.

Bu anlattıklarım benim aldığım ve uyguladığım sistemdir. Ne yazık ki birçok öğretmen bir kaç ayın içinde iyi paralara önlerine geleni Master yapıyor. Türkiye de bunun bir okulu yok. Bir çok Reiki master’ı görürsün ama çakraların yerini bile bilmezler.

flz: Özetleyecek olursaniz 3 kelime ile Reiki nedir? Reiki de din ayrımı var mıdır?

S.Ohanyan: Reiki evrensel şifa enerjisidir. Reiki bir din değildir ve hiç bir inanca bağlı değildir. Çünkü ister inanın ister inanmayın inisiye olduktan sonra bu enerji kullansanız da kullanmasanız da vücudunuzdan akar, kaybolmaz. Reiki bir din yada tarikata yada zümreye bağlı değildir.

flz: İnsanlar reiki uyumlaması yaptırmak istedikleri takdirde nelere dikkat etmelidirler? Egitimci/Hoca seçiminde ne tür sertifikalara bakmalılar ve sahtecilik durumunu nasıl fark edebilirler?

S.Ohanyan: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Reiki ya da Şifacılık insana yaradılışından beri verilmiş hepimizde var olan bir meziyettir. Zaman içinde daha dar toplulukların kullanımında kalmış, zümrelere sıkışmış bu yüzden de insanlığa yeterince ulaşamamış ve özellikle dini dayatmalarla insanlığı yönetenlere tehdit oluşturduğundan üzerleri örtülmüş ve bilgi unutturulmaya çalışılmıştır. Ancak 19 yy başlarında bilgi Dr. Mikao Usui tarafından yeniden açığa çıkmıştır ve hızla yayılmaya da devam etmektedir. Bu yayılma evrendeki hak ediş yasasına uygun olarak yürümektedir. Kimi zaman Reiki ile karşılaşırız ama farkına varmayız. Zamanı geldiğinde ise mutlaka Reiki ile tanışır ve derinlemesine ilgilenmeye başlarız.

Reiki Şifa enerjisine kanal olabilmek için bir Reiki Üstadı (Reiki Master & Teacher  ) tarafından uyumlanmak gerekir. Reiki Şifa enerjisi ile şifa çalışmaları yapmak ve bunu diğer insanlara uygulamak ve hatta öğretmek için gerçekten artık bir şifacı olmanız gerekir. Düşünceleriniz, davranışlarınız ise yaşamınızda bir ışık işçisi gibi olmalıdır.

Reiki uyumlaması almak isteyen kişiler hazır olduklarında Öğretmen karşılarına zaten çıkar.

Reiki ile çalışmayı bir moda, trend gibi görüp uyumlanmak isteyenlere tavsiyem hiç kendilerini yormasınlar. Bu şekilde kanal olunanların enerjiyi kullanmaları mümkün olmayacaktır. Reiki enerjisi kendi bilinci olan bir enerjidir ticari bir meta değildir. Trend uğruna alıp yalnız kendi çıkarları için kullananların , insanların zaaflarından faydalanıp amaçları yalnızca para kazanmak olan kişilerin karşısına onları zorlayan ciddi dersler çıkacaktır. Reiki de ödenen tutar alınan meziyetin öyle ya da böyle bir bedelinin olması ve uğrunda bir şeylere katlanılması gerektiğindendir. Pek çok kişinin sağlam bilgi ile donatılmadan ve Evrensel şifa enerjisinin ne olduğunu tam olarak kavrayamadan uyumlanması eksik ve yanlış algılara neden olmuştur.   

 flz: Reiki konusunda uluslararasi bir kuruluş var mi?

S.Ohanyan: Yurtdışında  Amerika ve Avrupa’nın birçok bölgelerinde Reiki okulları var ve hastanelerinde de Reiki klinikleri bulunmaktadır..

flz: Dünya ya birden fazla geldiğimizi söylemiştiniz bir cümle arasında.

Bununla Reenkarnasyonu mu kast ediyorsunuz? Bu kast ettiğiniz reenkarnasyon bizim bildiğimiz din anlamında ki reenkarnasyon mudur ve Tenasüh ile Reenkarnasyon arasında bir fark var mıdır?

S.Ohanyan: İnsanın birden fazla enkarne olması onun yaradılışı ve tekamülü ile ilgili bir olgudur. Dünya bir laboratuvardır ve biz Dünyaya derslerimizi alarak tekamül etmek için geliriz. Tenasüh inancı Ruhun bir bedenden bir diğer bedene geçişi olarak bilinmektedir. Dini konularla ilgili yorumları İlahiyatçılara bırakalım. Bana göre Birden fazla enkarne olmak farklı bir konudur ve sürekli bir tekamül söz konusudur.

flz: Reenkarnasyon batı tarihin de ilk pisagor ve Platon tarafindan dile getirilmiştir ve Hinduizm gibi dinlerde de yer almaktadır. Fakat İslamiyet de yer almamaktadır.Tüm bunlar göz önüne alındığında Türkiye de reiki ve benzeri akımların yeri nedir?

S.Ohanyan: Reenkarnasyonun Reikiyle bir alakası yoktur. Reenkarnasyon, dünya boyutunda, dünya planında tekamülünü tamamlamamış ruhun veya benliğin taşıdığı bedenden ayrıldıktan, öldükten sonra tekrar başka bir bedende tekamülünü tamamlamak üzere dünya planına gelmesi, gönderilmesi inancı dır. Reiki kaynaktan gelen evrensel şifa enerjisidir.

Reiki Türkiye’de 1995 yılından beri bilinmektedir.

O dönemde de  halk tarafından çok sevilen ve dinlenen Onkoloji Profesörü Dr. Erkan Topuzun yaptığı bir açıklamayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Hastalarımıza tıbbi tedavinin yanında meditasyon, Reiki, Yoga gibi yöntemleri de öneriyoruz. Bu tür spiritüel uygulamalar tedavi edici değildir ancak hastanın direncini artırıp onu daha güçlü kıldığı için çok önemlidir. İyileşme sürecini kısaltıyor. Bu tür uygulamalar hastanın psikolojik durumunu düzeltip hayata bağlanmasında son derece etkili oluyor, hasta kendisini daha güçlü hissediyor’’, gibi Reiki ile ilgili açıklamalarının ardından Reiki ve diğer şifa tekniklerine ilginin hızla geliştiğini düşünüyorum. Son yıllarda Amerika ve Avrupa’nın birçok bölgelerinden Reiki ile ilgilenen hocalar bilgi paylaşımı için ülkemizi ziyaret ediyorlar.

flz: Türkiye de yasayan insanlarin %99 unun müslüman,  % 0,2 hiristiyan ve % 0,04 yahudi  oldugunu göz önüne alırsak Reiki, reenkarnasyon konuları size zorluk yaratıyor mu? ( olumlu olumsuz deneyimlerinizi paylaşabilirmisiniz?)

S.Ohanyan: Daha öncede belirttiğim gibi Reiki konusunun Dini inançların dışında tutulmalıdır. Birden fazla enkarne olma olayını da herkes ile rahatça paylaşmak ya da konuşmak tabiki mümkün değildir. Şu ana kadar olumsuz bir tepkiyle karşılaşmadım çünkü bu tür bilgiyi belli bir bilgi birikimine sahip, aydınlanmış, algıları açılmış kişilerle paylaşıyorum.

flz: Alex Bey eşiniz ve Siz Reiki ile hayatınızın zor bir döneminde tanışmışsınız. Sizce bunun açıklaması nedir?

Neden daha önce değil de sıkıntıya düşünce?

S.Ohanyan: Aslında Reiki ile daha önce de tanışabilirdik. Önüme bu fırsat gelmişti ama sanıyorum ben o frekans da değildim o zamanlar.

2003 yılında İzmir de Crown plaza oteli açılmıştı.Biz de bayram için çocuklarla otele gitmiştik. Her zamanki gibi biz izmirdeyiz görüşelim diye Ayçaları aradık ve buluştuk.

Ayça o zamanlar da Reiki öğretmenliği yapıyordu bize bir şeyler anlattı ya da anlatmaya çalıştı ama sen kapalıysan karşındaki hiç bir şey yapamıyor. Aslında Alex çok ilgilenmişti ve öğrenmek de istedi ama ben istemedim. Böyle şeylerle işim olmaz demiştim o zamanlar. Ben ilgilenmeyince oda geri durdu. Aslında Alex spritüel konulara benden çok daha ilgiliydi. Ama ben de ona yetiştim artıkJ

Hani nasıl anlatsam kendimce  bir düzen kurmuştum sorgulanmayan bu hayatın içinde yaşıyordum. Hiç bir zaman ben kimim niye buradayım gibi hâlâ  bir çok kimsenin düşünmediği çoğuna göre uçuk kaçık sorular sormayı aklımın ucundan bile geçirmiyordum. Bir çok kalıplarım vardı. Ben çok iyi bir ev kadını iyi bir anne eşine hizmet eden bir kadın olmalıydım. Aslında bir çoğumuza da öğretilen şeyler de bunlar zaten. Kendimce her şey çok yolundaydı, mutluydum. İnsan zaman zaman tanrıya dua etmeyi bile unutur ama başına bir şey geldiğinde ya da hastalandığında ya da kayıpların olduğu zaman “lütfen Tanrım yardım et” diyor insan. Aslında çoğumuz yalnız maddesel bir dünya da yaşıyoruz ve maneviyatı da unutuyoruz, hayatı sorgulamayı bilmiyoruz. Bana eğitime, terapiye gelen herkes sıkıntı, hastalık içindeyken geldi. İnsan merkezine koyduğu şeyleri yitirince işte o anda gerçekten Tanrıdan yardım istiyor, çözüm arıyor önceden inanmadığı yada üzerinde durmadığı şeylerden medet umuyor .

Bazen düşünürüm Ayça bize Reikiyi ilk anlattığında kabul etseydim  gene bu sıkıntıları yaşarmaydım diye, bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğim. Sanki tüm sıkıntıları benim bu gelişimim, hayat amacımı bulmam için yaşamam gerekiyordu gibi geliyor.

flz: Alex Bey yani Eşinizin de Reiki ile ilgilendiğini ve onun başarısında önemli olduğunu söylemiştiniz.Kendisi çok iyi bir üniversiteden mezun. Bilimsel kaynakları da göz önüne alırsak Insan-Kapital Teorisin de  (Human Capital Theory) başarılı olmak için insana yapılan yatırımın önemi vurgulanmaktadır. Alex Bey’in bu noktalara gelmesi buradan bakılınca sanki buna bağlı gibi duruyor diyenler var mı? Başarı için Algılarımızı açmamız yeterli midir?

S.Ohanyan: Alex bey kendini yetiştirmiş, Türkiyenin sayılı okullarından birinde eğitimini tamamlamış ve sonrasında yine Türkiye’nin ya da Uluslararası birçok ünlü ve büyük şirketinde mesleğinin zirvesinde çalışmış bir profildir. Alex‘in Reiki ile tanışması bu zirveden düştüğünde olmuştur ve her şeyin maddi düzlemde olmadığını İlahi ve Ruhsal gelişmenin asıl gelişme ve aydınlanma olduğunu kavramasıyla yaşamı farklı bir mecra da devam etmektedir.

flz: Benim canım dediğim bir dostumun halası uzun yıllardır kanser hastası ve Reiki yapıyor. Bana çakralardan bahsetmişti.

Bu konu da bizi aydınlatabilirmisiniz?

S.Ohanyan:

ÇAKRALAR

Çakra, sanskritçe de tekerlek anlamına gelmektedir. Çakralar enerji bedeninde var olan enerji organlarıdır. Görevleri evrensel enerjiyi alıp bedenin kullanabileceği frekansa dönüştürmektir. Tıpkı bir trafo gibi çalışırlar. Bedenimizde yaklaşık 20.000 Çakra vardır.

Reiki’de yedi temel çakrayı kullanıyoruz. Bunlar vücudumuzun ön ve arka tarafında, orta kısmın da aşağıdan yukarıya doğru sıralanmışlardır. Geniş ağızları olan, bedene yaklaştıkça daralan uzun ince hunilere benzerler. Ayrıca 40 kadar ikincil çakra vardır. Bunların çoğu dalak, ense, avuç içi ve ayak tabanlarında bulunur. Bunlar da önemli işlevlere sahiptirler.

Bedenimizdeki enerji, dikey olarak hareket eder ve omurga boyunca yukarıdan aşağıya omurilikte dolaşır. Başta ve kuyruk sokumunun en ucunda biter. Çakranın kalbi işte bu omurilikten beslenir ve daha sonra bu enerjiyi yönetimi altındaki vücudun diğer bölümlerine dağıtır. Yaşam enerjisi fiziksel bedene, Çakra, Nadi ve Meridyenler vasıtası ile akar. Yaşam enerjisi vücuttaki organları ve hücreleri besler. Çakralarda blokajlar oluşup akış kesildiği zaman bedendeki salgı bezleri ve onlara bağlı organlar, fonksiyonlarını tam olarak yapamazlar ve fiziksel bedenimizde hastalıklar oluşmaya başlar.

ÇAKRALAR ŞU ŞEKİLDE ÇALIŞIR:

Evrensel yaşam enerjisi yani prana, tepe ve kök çakramızdan bedene giriş yapar. Bu iki çakra omuriliğin içinde bulunan sushumna ile birbirlerine bağlıdır. Sushumna da çakralara yaşam enerjisi sağlayan saplarla bağlıdırlar. Sushumnanın yanında sanskritçe’de İda ve Pingala diye bilinen iki ek enerji kanalı daha vardır. Güneş enerjisini taşıyan pingala ısı ve kuvvet doludur, pozitif eril enerjidir. İda ise soğuk ay, negatif dişi enerjisi taşır. İda ve Pingala doğru nefesle havadan ve topraktan pranayı yani yaşam enerjisini alıp nefes vererek zehirli maddeleri dışarı atarlar.

Çakralar ayrıca çevreden kendi frekanslarına uygun titreşimleri alırlar, bizi çevremizle ve evrenle bağlantı haline sokarla. Çakralar madde dünyasını aşarak enerji titreşimlerini ve bilgileri alıcı işlevini görürler. Bütünlüğü ve yaratıcılığı, bilgiyi ve gücü, sevgiyi ve mutluluğu yaşamak için çakralar açık olmalı ve birlikte uyum içinde çalışmalıdır.

 Çakra renkleri                        

                                                                                   

BEDENİMİZDE  7  TEMEL ÇAKRA MEVCUTTUR:

1.Çakra     MULADHARA (KÖK)

2. Çakra    SVADİSTHANA  (SAKRAL)

3. Çakra    MANİPURA (GÖBEK)

4. Çakra    ANAHATA   (KALP)

5. Çakra    VİSHUDHA   (BOĞAZ)

6. Çakra    AJNA   (ALIN)

7. Çakra    SAHASRARA   (TEPE)

 

flz: 21.yy enerji cağımıdır? Yoksa enerji ile ilgili eğitimlerin yayılmasının nedeni başka birşeye mi bağlı?

S.Ohanyan: Bence enerji çağı 20. yüzyılın sonlarında başladı. Süratle de bir çok bilgi kanallar vasıtasıyla geliyor . Senelerce üzerleri örtülmüş bilgiler insanların kullanımına sunuluyor. Reiki enerjisinin kullanıldığı zamanları düşünürsek Hz.İsa bilinen en büyük şifacı daha da eskilere gitsen Atlantis  Lemurya uygarlıklarına kadar gidilebilir. Bize öğretilen bilgi Hz.İsanın yaptıklarının bir mucize olduğuydu. O Tanrının oğlu olduğundan böyle şeyler yapabilirdi. Oysa hepimiz Tanrının parçalarıyız, Tanrı hepimizin içinde öyleyse hepimiz bu enerjileri kullanabiliriz yani bizler de yapabiliriz. Tabii bunlar din adamlarının kralların işine gelmediği için bu tür şeylerle uğraşanlar yakılmış afaroz edilmiştir. Kelleler koparılmış ve insanlar bastırılmıştır. Bilgilerin üzerleri örtülmüştür. Günümüzde ise insanların farkındalığı arttı. Bir sürü yazılı kaynaklar var. Yeter ki sen iste. Son 30-35 yıl içinde birçok yeni enerji dünyaya indirildi. Bence insanlık yeni bir enerji çağına hazırlanıyor artık buna hazırız. Karanlık çağ bitip enerji çağı başlıyor.

 

flz: Sevgili Soline sana tekrar ve tekrar tüm samimiyetin ve bu aydinlatıcı bilgiler için teşekkür ederim.

Solin Ohanyan’a ulaşmak isteyenler facebook sayfasından ulaşabilirler:

https://www.facebook.com/solin.celiktopohanyan?fref=ts

 

Comments: Kommentare deaktiviert

Comments are closed.