Dost demek, SÇC Demek!

Share

 

 

Kendi kendimize seçebildigimiz tek aile, Dostlarımızdır!

 

Bu cümleyi yıllar önce Londra’dan gelen bir Magnet de okumuştum.
Bu Magnet bir Dost hediyesidir ve o gün bugündür de yanımdan ayırmamışımdır.
Dostlar insana ne kadar şanslı olduğunu ve hayatın yaşamaya değer oldugunu gösterir.
Tökezlediğiniz de size kaldırırlar ve yadırgamazlar tökezlemenizi.
Mideniz bulandığında (öncesinde ve sonrasında) sizinle cebelleşirler ve gemisini terk etmeyen kaptan gibidirler. Size tavla öğreten, sizi sıkılmadan dinleyen beraber gülüp agladığınız kişidir Dost.
 
Her yılın sonunda ben de şirketler gibi yıl sonu bilançosu çıkarırım hayatıma dair.(neyse ki şirketlerle aynı amacı gütmemekteyim:))
Yıl sonu bilançosunda karşılaşılan sonuçlar bazen sevindirici bazen de değildir. Bu yıl oluşturduğum liste daha tamamlanmadı ama bunu yaparken hatırladığım hikayeler beni bu yazıyı yazmaya itti.
İnsan yaptıklarının hesabını çıkardığı zaman ilişkilerin bakım/besleme/özen ile ancak  var olduğunu görüyor. Sağlam, sabit ilişkiler ancak böyle kuruluyor.
 
 
İnsan benim gibi sevdiklerinden uzakta yaşayınca, ilişkileri beslemek zorlaşıyor. Ülke, şehir farklılıkları, maddi manevi faktörler ve ve ve….
Tabii bunların aslında birer bahane olduğunu da bilmiyor degilim:) Fakat tüm etmenlere rağmen hayatınızın her dönemin de var ise o insanlar ve uzun süre görüşmeyip tekrar görüştügünüz de kaldığınız yerden devam edebiliyorsanız gidişat hiç de kötü degildir.Tabii bir bilanço ile daha da iyi hale getirilebilir.
 
Bu ülke de yaşamaya başladığımdan beri insanlarla ilişki kurmanın ne kadar çok zaman aldığını ve insanı ne kadar yorduğunu fark ettim. Çocuklukta kurulan dostluklar ise yetişkinlik dönemine göre daha sağlam ve çıkarsızdır. Bu da hayatınızdaki o insanlara daha çok sarılmanız için önemli bir göstergedir.
O yüzden de gelecek yıllar icin büyük planlarım var:)
Gerçi bu konu da çocukluğumdan beri çok hassasım ve çabalamanın gerekliliğine ta o zamandan beri de inanırım. Sanırım o zamanlardan bu yana da bu bilançoyu yaparım:)
Dostlar, tıpkı aile gibidir işte.
Fakat herşey gibi bu ilişkilerin de sağlam ve sağlıklı olması için özen ve ayrıcalık göstermek gerekir.
 
Dostlarımıza, Ailelerimize, Sevdiklerimize tıpkı kendimize baktığımız gibi bakarsak, doğayı koruduğumuz  gibi koruyabilirsek , yazlık evimizin bahçesini sevdiğimiz kadar sevebilirsek  ilişkilerimiz sağlamlaşır ve yalnızlıklarımız azalır. Bu önemlidir çünkü insan duygu ve düsünceden ibarettir. Bakımsız, ilgisiz herşey ise çürüyerek ölür.
 
Günümüz de ise ilişkilerimize daha çok ilgi, alaka göstermek durumundayız. Çünkü hız faktörü işin rengini degiştiriyor ve vakit ayırmaları azaltıyor.
Hız, yani hızlı ilerlemek kimi zaman gerekli olabilir ama hasarlar da meydana getirmektedir. Bu hızın önünü ise ancak ilişkilerimizi sağlamlaştırarak kesebiliriz. Çünkü hızın aksine insan ilişkilerinin gelişimi zaman gerektirir. Insan da sadece insan da huzur, güç, sevgi (vs) bulabildiğine göre bakım yapmanın şart oldugunu bir kez daha görüyoruz. Amaç hasarlarımızı minimize edebilmek.
 
Çoğu insan işini, eşini, hatta borsanın durumunu bile bahane ederek bu bakımı erteler. Fakat ulaşmak istediğimiz ya da ayak uydurmaya calıştığımız maddesel hayat bize mutluluğu getirmiyor. Bunu da maalesef genelde cok geç anlıyoruz.
 
Ama bir Dost ile sohbet eşliğinde içilen bir çay ya da kahve sizi dünyanın en mutlu insanı edebilir.Kulağa cok Kitsch (Kiç) gelsede bu gerçektir.
 
Sosyal paylaşım siteleri doğrultusun da bir değerlendirme yapacak olursak listelerimiz de ekli olan arkadaş sayısını baza aldığımız da istatiki anlamda yalnız olmamamız ya da öyle hissetmememiz gerekiyor.
Oysa her iki kişiden biri “Kalabalıklar içinde yalnız olmaktan”  bahsediyor.
Karamsar bir yazı olsun istemediğimden ayrıntılara girmeyeceğim fakat bu Konuyu bilimsel verilere dayandırmak isteyen arkadaşlar  literatür de intihar, depresyon, cinayet başlıklı konulara ve nedenlerine bakabilir. Neyse kısacası şunu söylemek istedim: Hayatımız da olan insanların bir listesini yapacak olursak ve kiminle ne zaman iletişime geçtigimizi listelersek cok iç açıcı olmayacağını düşünüyorum. (Tabii bu listeyi yalan makinası eşliğinde yapmakta fayda var:))
 
Bu konu önemli çünkü kaliteli yaşamak ve mutlu olmak için Dostlarımız gerekli!
 
Biyolojik ailelerimizden aldığımız sevgi, saygı, destek gerekli ve önemli olduğu kadar Dostlarımız da önemli ve gereklidir. Onlar bizim kendimize seçebildiğimiz tek ailedir. Çünkü insan anlaşılmak, anlamak,  nedensiz sevmek ve sevilmek ister.
 
Üniversite yılların da yani hayat daha lay-lay-lom iken bir olay yaşadım. O dönemler de çok insan tanıyordum ve fiziki anlamda hiç yalnız kaldığımı hatırlamam. Fakat bu olay benim icin cok hassas bir konu idi. Bunu paylaşabileceğim tek insan da sadece O idi. Çevrem de olan onca insana rağmen bu yazıyı bana yazdıran, hem yukarıdaki fotoğrafın hem de magnetin sahibi Sevgili Dostuma ihyiyacım vardı.
Hayatımın en zor gecelerinden birini geçirmiş hiç uyumamıştım. Bir Kuyunun içine atılmış gibi hissediyordum. Sabahı nasıl ettiğimi bile hatırlamıyorum.
Tek hatırladığım ortalığın daha yeni ağardığı idi. Dedim ya onun uyuyup uyumadığını düşünmedim ve telefonu elime aldım. Gözlerimi sildim ve aradım. Bu bir imdat çagrısıydı ve karşılık bulunmuştu. O Telefon konuşması ve sonrasında yaşanan olayları sadece onun varlığı, desteği ile aştığımı söyleyebilirim….
 
İyi ki vardın ve iyi ki de hâlâ varsın!
 
Yani bir Dost yeri geldiğinde anne gibi, yeri geldiğinde mentor gibi, yeri geldiğinde gölgeniz gibi yeri geldiğinde öğretmen gibi olabilen ya da olmaya calışandır.(vb)
Dost sizinle aynı yolda yürüyen gölgeniz gibi sizi korur ve bedeninizdeki diğer uzuvlar gibi duygular yaşatır.
 
(Bu arada seni çok özlediğimi söylemeden geçemeyeceğim!)
 
Maalesef aynı şehir de hatta aynı ülke de yaşamasak da  birbirimize her şekilde yetişiyoruz.
Yetişmeye calışıyoruz.
 
Mesela bu güzel iyi yürekli zeki insan profesyonel iş hayatının dışında iyi bir fotoğrafçıdır (bkz. http://thekitchencrashers.com) kendisi on parmağın da on marifet olanlardan:) . Yaptığı işleri sürekli takip ederim ve bu beni çok mutlu eder. O bir şey başarınca kendim başarmış gibi hissederim. Geçenler de kendisi New York’a tatile gitmişti. Mesaj ile bana NY’ in (sadece bana özel ) fotoğrafını çekip göndermesini istedim. (bkz:yukaridaki fotograf).
En cok görmek istediğim şehirler arasında yer alan New York’u ayaklarıma kadar getirdi kendisi .
Sizin dostunuz, kardeşiniz de size New York’ u ayaklarınıza kadar getirebiliyor mu? :)
 
Bir gün Amsterdam’ a onu ve eşini ziyarete gittim.
Durup Soluklanmam gerekiyordu. Güç toplamak için sınav dönemi falan dinlemedim ve yollara düştüm.
Her onunla buluşmamız benim için ayrı bir heycandır. Çocuklar gibi sevinirim. Konuşulacak şeyler birikmiştir ve paylaşılacak çok şey vardır.
Hiç konusmasak bile ben onu o da beni anlar ve hisseder.
 
Çok güzel bir kaç günden sonra tekrar eve dönme vakti gelmişti. Eşi de kendisi gibi beni muhteşem ağırlamıştı ona da burdan teşekkür etmeden geçemeyeceğim.Hatta doğumgünümün ertesi günüydü sanırım bana pasta yapmadınız dediğim içim Hakan yani Eşi hangi arada derede yaptı bilmiyorum ama bana Tiramusu yapıp üstüne mum koymuştu.İşte Dostluk huysuzları bile çekebilmektir :) .
Güzel sohbetler ve güven duygusu ile bir kaç gün geçirmiştim.
Sanki dışarıdaki hayat dan kurtulmak soluklanmak gibi idi. Anne karnında olmak benzetmesi de sanırım böyle durumlar sonucu söylenmiş. Hep öyle hissederim onun yanında. Eve dönerken tren de aynı şehir de-Ülke de olmadığımız için hayıflandım. Hüzünlü bir yolculuktu. Ama daha güçlü hissediyordum.Ertesi gün kendisinden bir mesaj aldım. Sırt çantamı kontrol etmemi istemişti. Bu mesaj beni meraklandırmıştı ve hemen bit pazarı gibi olan çantamı boşaltıp kontrol ettim. Bir de ne göreyim, bir köşeye iliştirilmiş para buldum. İnanamadım. Gözlerim doldu….
Hemen kendisini aradım bir posta söylendim.Bu örneği vermemin nedeni karşınızdaki insanın siz bazı şeyleri anlatmasanız da sizi ne kadar çok hissetmesi anlaması ve koruyup kollamaya çalışmasını göstermek için idi….Bunu da aslında sadece aileniz yapar fakat Dostlarınız aileniz gibi ise onlar da yapıyor.
Ben insan olarak borç alma ve para konusunda cok hassas ve titiz bir insanım. Ailemin dışında da kimseden hiç borç aldığımı bilmem. O yüzden de böyle bir durum da rahat edemem ve kötü hissederim. Ama yine bu Kadın eksiklenmemi  ve huzursuzluğumu minimize etmek için dil dökmüştü:)
Bu Kadını aslında anlatmak için bir blog kurmak gerekir:).
 
Biz daha neler yaşadık neler ….
 
Kurmadığım cümleri duyabildiğin, en zor zamanlarım da yanımda olduğun, beni koruduğun, yargılamadıgın, gülümsetebildiğin için ve en önemlisi dostun olmama izin verdiğin için sana teşekkür ediyorum can Dostum, canım Kardesim…..
 
Yeni bir yıla girerken dileklerimden biri de seninle yaşlanmak ve yaşlılığımız da da tavla oynayabilmek (tavlayı bana ögreten Kadın).
Nice yıllara hep beraber olmak dilegiyle Seda Çınar Ceyhan!!!  
Seni Seviyorum iyi ki varsin!
 
Yeni yıl da görüşünceye dek kendinize mukayyet olun, ve benim gibi muhteşem Dostlarla çevrili olmanızı diliyorum.
flz
 
photo: Seda Çınar Ceyhan
 
 
Comments: Kommentare deaktiviert

Comments are closed.