Oyunculuktan Hayata,Selin Altay

Share
Selin Altay Cam

Her Ses bir Nefes – Sosyal Sorumluluk Projesi

 

Aslında bugünkü söyleşimin girişini nasıl yazacağımı çok düşündüm.

Özel bir şeyler yazmak istiyordum ama zorladıkça daha da batırıyorum ve günlerdir yayına hazır olan söyleşiyi bekletip duruyorum :)

Sanırım çok heyecan yaptım:)
Söyleşimin kahramanı allahtan benim yeteneksizliğimi anlayacak biri :)

Kendisi S’nek , Türk malı, Nuri gibi program ve dizilerin yanında bir çok  reklamlar da oynayan  ekranların güzel yüzü, Oyuncu Selin Altay.

Bu röportaj benim icin çok özel çünkü Selin ile arkadaşlığımız ta ortaokul-lise koridorlarına ve güzel bir hikayeye dayanıyor.

Ozamanlar da böyleydi Selin. Yani duru samimi ve içten. İnsanın özü degişmez diye boşuna dememişler.

Övgüyü fazlasıyla hak eden bir insan kendisi ama arkadaşıma torpil yaptığımı düşünmenizi istemediğimden hemen sorularıma geçecegim.

Selinim bana zaman ayırdığın ve içimi ısıttığın için çok çok teşekkür ederim!

 

Selin Altay File

HER SES BIR NEFES / SOSYAL SORUMLULUK PROJESI
HTTP://WWW.GENCKIZSIGINMAEVI.ORG

 

Flz: Bir çoğumuz seni “Türk malı”,”Nuri”, “Cennet Mahallesi”, “Beyaz Gelincik” gibi dizilerden tanıyor. Fakat kronolojik açıdan neler yaptığını bir de senin ağzından tam olarak duyabilirmiyiz?

Selin Altay:

Sevgili Filiziko , kronolojik olarak işleri anlatacak olursam kısaca şunları söyleyebilirim. Üniversitedeyken reklamlarla başladım ve ardından ilk oynadığım dizi ‘Beyaz Gelincik’ oldu. Onun ardından sırayla ‘Cennet Mahallesi’, ‘Türk malı’ ve ‘Nuri’ dizileri oldu. Aralarda bir de tv programları ve reklamlar var .

 Bildschirmfoto 2013-04-19 um 15.07.47

 

Flz: Peki bu piyasaya nasıl girdin? Sosyoloji okurken birden seni dizilerde reklamlarda görür olduk.Biz kızımızı sosyolog olacak diye İstanbullara gönderdik ama o artist oldu diyenler var mı☺???

Selin Altay:

:) Aslına bakarsan yok. Evet, hesapta olmayan bir gelişmeydi. Ama lise yıllarında spikerlik hayalleri kurardım ve çok sözünü ederdim. O yüzden de kamera önü işlerde yer almam şaşırtmadı ailemi de sanıyorum. Bu piyasaya girmem üniversitede okurken reklamlar da oynamaya başlamamla oldu. Reklam hem bana harçlık oluyordu hem de çok vaktimi almıyordu.

 

Flz: Uzun yıllar Program sunuculuğu da yaptın. Her gün Program sunmak zor degil mi?
Dizi, Reklam, Sunuculuk, Modellik arasında senin için ne tür farklılıklar var? Hangisi daha zevkli?

Selin Altay:

Evet Filizciğim, uzun süre sunuculuk yaptım yaklaşık 450 saat canlı yayın deneyimim oldu. Programın her gün olması hem zor hem de insanı dinamik tutan bir şey. Canlı yayının kendine has bir heyecanı var. Her gün biraz da olsa o heyecanı yaşamak ve her gün yeni konuklar hakkında araştırma yapmak, insanı güncel ve canlı kılıyor. En çok hangisinden keyif aldığım konusunda şunu söyleyebilirim. Hepsinin kendine has dinamikleri var ve hepsinde deneyimlenebilecek yeni bir şeyler var. O yüzden aynı anda hepsi hem güzel hem de zor.

 

Flz: Biraz da Tiyatro calışmalarından da bahsedermisin ?

Selin Altay: 

Şu anda yer aldığım bir oyun yok, son olarak devlet tiyatroların da Civan Hoca’nın ( Civan Canova) yazdığı Levent hocanın (Levent Öktem) yönettiği “Üstat Harpagon” isimli oyundaydım, biteli bir sezonu geçti. Tiyatro gerçekten çok çok farklı bir deneyim, kameradan çok başka. Kesintisiz bir performans sergiliyorsunuz ve etrafınızdaki tüm değişkenlerle (seyirci , diğer oyuncular vb ) bir uyum içerisinde olmaya çalışıyorsunuz

 

Flz: Bir Röportajin da “Tv çok özenilen, gıpta edilen bir mecra olmasına rağmen aslında tüm sektörler de olduğu gibi zorlukları ve hayal kırıklıkları da barındırıyor.Elbette yaptığım işten aynı zaman da keyifte alıyorum ama sonuçta hayat tozpembe degil.” demişsin. Nedir peki tozpembe olmayan?

Selin Altay:

Evet hiç bir sey dışardan göründüğü gibi değil. Hayatın her alanın da zorluklar var ama bizim sektör için çarpı iki diyebilirim. Dışarıdan olabildiğine kolay ve mutlu görünürken aslında hayal kırıklıkları ve belirsizliklerle dolu. İçinde olmayan kişi Tv de yapılan işi kolay icra edilebilen, çok para ve itibar getiren bir meslek olarak algılıyor. Ama aslında çok büyük hayallerin ve çok küçük ihtimallerin olduğu bir dünya. Kimsenin işi kolay değil elbette. Her işte rekabet var, her işte çok çaba harcamak gerekiyor. Tv de de durum farklı değil yani.

Flz: Okumayı araştırmayı ve konuşmayı seven biri olarak tanımlamışsın kendini.Peki ne tür araştırmalar yapmaktan ya da kimleri, neleri okumaktan ve neler hakkında konuşmaktan zevk alırsın?

Selin Altay: 

Okumak ve öğrenmek sanırım en keyif aldığım şeylerden. Biri bana bir şey öğretsin o insana olan sevgim en az üç kat artar :) Yeni öğrendiğim bir şeyi de hemen arkadaşlarımla paylaşırım. Okumayı küçük yaşlarımdan beri sevdiğim için okul hayatıma yardımı olurdu hep. Üniversite sınavı hazırlık dönemin de bile boş derslerde herkes test çözerken ben kitap okurdum. Ne okurdun diyecek olursan, herşeyi okurum hemen hemen. Daha doğrusu sınırlamam kendimi. Yaptığım tüm seçimlerde içerik önemlidir benim için. Hiç bir şeyi çok popüler diye takip etmediğim gibi ” bu çok popüler o yüzden ilgilenmiyorum” gibi tabirler de bana hep saçma gelmiştir. Seçimlerim de benim kişisel zevk ve ilgi alanlarım ön plandadır, başkalarının ki değil. Calvino’ da okurum, Chuck Palahniuk’ ta. Philip Roth’ da çok sevdiğim yazarlardandır. Oruç Aruoba ve İhsan Oktay Anar’a da büyük hayranlık duyuyorum.

 

Flz:Aslında sosyoloji mezunusun ve gazetecilik de denedin.Peki diyebilirmiyiz ki artık oyunculuk senin daimi işindir? Yoksa geri bir dönüş yapabilirmisin akademik alana?

Selin Altay:

Oyunculuk ve sosyolojinin çok ilintili olduğunu düşünüyorum aslında. Sende sosyoloji eğitimi aldığın için biliyorsun, sosyoloji hayatın bir çok alanını kavrama konusunda yardımcı oluyor. Ama akademik olarak çalışmak çok istediğim bir şey. Hala gelecek planlarım içerisinde var.

 

Flz: Film dizi reklam gibi projeler de yer almak icin nasıl bir hayat sürmek gerekiyor?

Selin Altay:

Aslında çok net bunun formülü budur diyemem. Bunun formülü olsa bile verecek kişi ben miyim onu da bilemiyorum , açıkcası ahkam kesmek istemem. Ama belirsizliklere hazır olunmalı diyebilirim :)

foto?raf 2-1

Avm Söyleşi

Flz:Peki Şu anda neler yapmaktasın?

Selin Altay:

Şu anda bir Avm de bir etkinliğin sunuculuğunu yapıyorum düzenli olarak. Dublaj yapıyorum.Bunlar yaptığım işler,onun dışında festivalleri takip etmeye çalışıyorum,İnci Aral’ın ‘Yeşil’ini okuyorum. Blog yazıyorum (www.meraklikedi.net). Lise ‘deyken kardeşine ayrı kendisine ayrı hayran olduğum :) çok sevgili arkadaşım Filiz’le tekrar iletişime geçmenin tadını çıkarıyorum.

 

 

 

 

 

foto?raf 5

Avm Söyleşileri

Flz:Avm de yaptığın Programdan bahs edermisin biraz da? Mesela Konukların kimler, neler konuşuluyor program da ve bu programı nerede izleyebilir sevenlerin?

Selin Altay:

Canım bu program bir alışveriş merkezinin düzenli yaptığı bir etkinlik. Tvden tanıdığımız bir isimle birlikte (sunucu, oyuncu, şarkıcı vb) ünlü bir diyetisyen, astrolog gibi iki konukla sohbet ediyoruz. Aynı zamanda seyircilerde sorularıyla katılım da bulunuyorlar.

 

Flz: Gelelim Her Ses Bir Nefes” isimli Sosyal Sorumluluk projesine.Sen bu projede yer alan 59 Kadından bir tanesisin.Türkiye de Kadınları koruyan istikrar sağlayan nadir projelerden bir tanesi.Bu Proje sayesinde Yetiştirme yurdundan ayrılan , Ailesi tarafından şiddet gören / cinsel istismara uğrayan ve Töreler nedeniyle zor durumda kalan genç kadınlara barınma imkanı veriliyor. Proje hakkında detaylı bilgiler verebilirmisin?

 

 

her_ses_bir_nefes_2_h5637

Foto: www.yakamozyakut.com sitesinden alınmıştır

 

Selin Altay:

Bu sene ikincisi gerçekleşen “Her ses bir nefes” sergisinin destekçisi bu yıl da Polisan Boya’ydı. Polisan Genç kız sığınma evi derneği merkezi ve genç kız sığınaklarının kapasitelerini geliştirmeleri ve güçlenmeleri için maddi destekde bulunacak. Bunun yanı sıra basında ve sosyal medya da kadına yönelik fiziksel , psikolojik şiddet konusunda kamusal bilinç oluşturulmuş oluyor. Mesela bizim şu anda bunu konuşmamızın en ufak bir katkısı oluyorsa, projede bir anlamda başarıya ulaşmış oluyor.

 

Flz: Bu Proje ile iki konsept de her kadından iki poz Fotograf yayınlandı.İlk Konsept “puslu ve kirli bir camın ardından bakan sanatçılar”, ikinci konsept “ağın içinde poz veren sanatçılar”.Bu konseptlerle verilmeye calışılan mesaj aslında kadının engellendiğini dile getirmek ve bu sorunun toplumsal bir bilinçle ve eğitim ağıyla çözülebileceğini, bireysel çabaların yanı sıra kollektif bir bilince ulaşabilen bir toplumun bu engellerin ötesine geçebileceğini göstermek olmuş.
Peki Selincigim biliyorsun ki insanlar bir cok aktiviteyi yapmış olmak için yapar.Sonrasın da ise genellikle aynı tas aynı hamam mantığında gider….Bu tür insanları da dikkate alınca kafamda soru işaretleri oluşuyor. Mesela Kollektif bilinç yaratıldı diyelim ama somut katkılarda bulunmayan insanların kollektif bilinci yeterlimidir bu tür büyük ve travmatik sorunları aşmaya ?

Selin Altay:

Benim bu konudaki görüşüm şu yönde. Herhangi bir konuda bilinç oluşturulması sadece sosyal sorumluluk projeleri ve tv de yer alan isimlerin aktivist duruşuyla olmaz. Örneğin kadına şiddet konusunda aslında karşısında durduğumuz şey şiddettir. Kadına şiddet olmasın ama hayvanlara şiddet sorun değil demiyoruz elbette. Daha çocukken yetişirken ailenizin size ve yaşadığınız toplumun size kattığı bir şeyler var. Komple baştan aşağı bu mesajlar değişmeli. Yoksa istediğimiz kadar projelerde olalım tek başına yeterli olmayacaktır. Katılımcıların hayattaki duruşu da bence eğitim sistemi ve toplumun değer yargılarının yanın da çok daha önemsiz kalıyor. Ben dilerim ki iyi örnekler çoğalır her türlü konu da ve bundan en çok aileler ve eğitimciler pay çıkarır.

 

Flz: Bu Projenin Tasarımcısı ve Sanat Yönetmeni Kenan Bahadır Derre , Fotografçısı da Hakan Yüksel.Senin dışında proje de Derya Alabora, Ayşenur Yazıcı, Ayten Uncuoğlu, Bedia Ener Öztep, Bennu Yıldırımlar, Betül Arım gibi ünlüler de yer aldi.Peki bu seçim neye göre yapıldı?

Selin Altay:

Aslında bu sorunun cevabı daha çok projenin tasarımcısı olan sevgili Kenan Bahadır Derre’de. Ama benim fikrim şu yönde bu seçimlerde öncelik basın da yer alma yoğunluğunuza ya da basında yer alışınıza bağlı olabilir. Yani aslında bu tip sosyal sorumluluk projelerin de kitleleri sürükleyen isimlerin olması da çok önemli. Aynı şekilde aktivist isimlerinde. Hele ikisini bir arada yürütebilen isimler bu tip projeler için tadından yenmez. :)

 

Flz: Peki, gelecekte ne tür projelerde yer almak isterdin?

Selin Altay: 

Canım gelecekte beni yeni ve güzel şeylerle tanıştıracak ve umuyorum ki bendeki “iyi” bir beni tanımamı sağlayacak işlerde yer alırım. Çünkü spesifik siparişlerin hayatta hep iyiyi getirmediğini düşünüyorum, dileğim mutlu günler, herkes için.

 

İlgili Adresler:

‘Her Ses Bir Nefes’ sergisi: Astoria Alışveriş merkezinde

Selin Altay Blog: www.meraklikedi.net

http://www.genckizsiginmaevi.org

http://www.yakamozyakut.com/guncel/her-ses-bir-nefes-2-h5637.html

 

Comments: Kommentare deaktiviert

Comments are closed.