Kaan Türker

Share

KAAN TURKER

KAAN TÜRKER

Almanca da bir söz vardır, “Der Typ hat was drauf ” diye…

Güzel Türkçemizde ise bunun yerine, “bu çocukta iş var” cümlesini kullanıyoruz. Ama bu tam olarak aynı anlamı vermediğinden, Almanca bir başlık ile başlamanın daha uygun olacağını düşündüm.

Bu cümle ile asıl anlatılmak istenen; kişinin sahip olduğu potansiyelin normalden yüksek olduğudur… Yani bir nevi, içinde bir cevher olduğunu vurgular…

Bilirsiniz ki bizler genelde bu cevherleri çok geç fark ederiz ve farkettiğimizde de onlar sınırların ötesinde, başka memleketlerin gözdeleri olup, uçup gitmişlerdir…

Bu öngörüde bulunmak için ise Sosyolog olmaya da gerek yok:)

Çocuğunun evden ayrılmasından endişe duyan bir annenin hassaslığına sahip olduğunun farkındayım, bu cümlelerin… Fakat yetenek sahibi insanların; bizim ülkemizde değil de yurt dışında prim yapmaları, biraz canımı sıkıyor açıkcası…

Neyse dönelim asıl konuya;

Kaan TÜRKER’in yaptığı işleri, başarılarını ve bazı konulardaki kişisel fikirlerini size aktarmak amacı ile minik bir roportaj yaptık… Şimdiden Dünya piyasasında adını duyurmaya başlamış olan Kaan, ileride daha büyük başarılara imza atacağının sinyallerini veriyor bu röportajda…

Ben de yolun başındaki amatör bir toplum bilimci olarak, bu röportaj ile gelecekte havamı atmayı düşünüyorum :)

Şaka bir yana; bu adam da, her başarılı insan gibi mütevazi ve bu övgüleri abartılı bile bulmakta…Hatta kendisini basit, düz ve normal olarak tanımlamakta.

Kaan Türker bu işi, mektebinde öğrenmiş bir Profesyonel. Ayrıca da ödül sahibi nadir insanlardan. Dolayısı ile bakış açısı, bunca birikim ve bilinçlilikten ötürü pür radikal. Kendisi Müziği bir yapı olarak tanımlamakta.

Dünyada bir şeyleri sorgulayan meslekler azdır.Tabiiki her mesleğin eleştirel tarafı vardır fakat müziği bu denli sorgulayanına ise ilk kez rastlıyorum…

Dedim ya bu adam değişik biri işte!

Kendisine dair anlatılacak çok şey var. O yüzden biraz genel bir bakış açısı edinip, gelecek dönemlerde daha ayrıntılı çalışmalarla, ayrıntılı bilgileri sizlere aktaracağım…

Memleketimizde “kimin eli kimin cebinde”, “kimin kalçası güzel” gibi daha mühim konular(!) ile meşgul olduğumuzdan, böyle insanları tanıma imkanımız pek olmuyor…

O yüzden bizim milletimizle tanıştırmak gerektiğini düşündüm, böyle bir insanı…

Unutmadan, teşekkürler Kaan Türker !!!

Şimdi gelelim Kaan’ın Dünya da ki yerine ve yaptığı işlere…




Neden Müzik?

KAAN: Çünkü ben buna değerim :)

Postmodern ihtiyacların neler?

KAAN: Halkın iradesinin kırılıp, bilgisel tacize uğratıldığı; teknokrasi ile yönetilen bu dunyada mı?

En azından internet gibi özgür bilgi paylaşımı olan bir mecrada, “tam bağımsızlık” ihtiyacım… Hmm bir de unutmadan:

Uzun yıllardır Işınlanmanın bulunduğu haberini bekliyorum, buyuk umutlarla…

Günümüzde senin yaptığın müziğin anlattığı şey nedir?

KAAN: Yaptığım müziğin anlattığı bir şey var mı, ya da ben bir mesaj kaygısı ile yapıyor muyum inan bilmiyorum… Mutsuz olduğumda ya da popomda mutluluktan kelebekler uçuştuğunda oturup “bunun şerefine bir parça yapayım” demiyorum… Yani bir ressamın sadece anlık duygu ve heyecanlarını yansıtan fırca darbelerinin yer aldığı bir tablonun önunde, dakikalarca kalıp entellektüel anlamlar yüklemek; her hangi bir kalıba ya da akıma yerleştirmeye çabalamak gereksizmiş gibi geliyor bana.

Noksanların/Arızaların nelerdir?

KAAN: Lunaparkta tek başına bırakılmış bir çocuk gibi hissediyorum kendimi bazı zamanlar. Herşeyi denemeye çabalayıp, hangisine binecegine karar veremeyen bir çocuğun şaşkınlığı içerisindeyim… O kadar çok bilgi akıyor ki etrafta sürekli olarak, hep bir şeyleri kaçırdığımı düşünüyorum…Öğrenmem gereken çok fazla şey var dünyada…

Sence neden yaşıyorsun?

KAAN: Nedeni üzerine yıllardır düşünmeme ragmen bir sonuca varamadım. Vücüdumuzdaki bize zararlı bakterilerin de neden yaşadıklarını bildiklerini sanmıyorum. Bir şekilde kendi hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. Sürekli ürüyorlar, nesillerinin devamı için besleniyorlar ve vücudumuzdaki kaynakları bitirip, bizleri öldürüyorlar. Daha sonra beslenecek bir kaynak bulmak için yeni adreslere yöneliyorlar:)

Ne amaçlıyorsun hayatında?

KAAN: Amacım iyi bir produktor olmak ve yaptığım parçaları mümkün olduğunca büyük kitleler ile paylaşabilmek.

Müziğini neye benzetiyorsun?

KAAN : İnsanoğlu doğa olaylarından korkması sonucu, doğaya ait sesleri taklit etmeye çalısarak müzik yapmaya başlamışken; şuan sanayi ve teknoloji çağını yaşıyoruz. Etrafımız fabrikalar, elektrik ve telefon santralleri ile çevrili. Her yanımız kablo cehennemi…

Teknoloji ile birlikte her geçen gün yeni sesler giriyor hayatımıza. Bundan muzdarip degilim aksine mutluyum… Yaptıgım muzik; yuzlerce parcanın yavaş yavaş bir araya gelerek oluşturduğu bütünün içinden seçilmiş bir önerme sanırım…

Bana kısaca yurtdışı bağlantılarına nasıl geçtiğinizi ve bu hikayenin nasıl başladığını anlatırmısın?

KAAN : Bir arkadaşım yaptığım parçaları plak şirketlerine göndermem gerektiği konusunda beni ikna etti. Kendisi labelları yakından takip eden iyi bir müzik dinleyicisidir. Onun telkinleri ile hazırladığım bir demoyu Hollanda’ da bulunan LuPS Records’ a gönderdim ve olumlu yanıt gelince ilk kontratımı bu şirket ile yaptım. 22 mayıs 2009′da LuPs Records etiketi ile cıkan remixim, piyasaya çıktıktan birkaç gün sonra DJ magazine Resident Advisor’da Dj lerin chartlarında yer aldı ve hemen sonrasında Sheeva Records, Dark Pleasure Records ve Panda Records ile kontrat imzalamama neden oldu.

Panda Records ile çıkan bana ait ilk Ep “Gazelle From Outer Space” Dj’lerin, Produktorlerin ve Plak şirketlerinin kayıtlı olduğu ve yakından takip ettiği www.mypromopool.com sitesinde 1 numaraya kadar yukselince yaptığım işler insanların dikkatini cekti sanırım. Bunun üzerine son olarak Mistique Music’in sahibi Stiven Rivic bir şekilde bana ulaşarak, benden bir parca yayınlamak istedigini dile getirdi. Ve son kontratımı onun şirketi ile imzaladım.

Zaman zaman down olduğun dönemler oluyormu? Oluyorsa seni neler down yapıyor?

KAAN: Her insanın inişli çıkışlı olduğu dönemler vardır hayatında. Kolay kolay mutsuz olan bir yapım yok, fakat mutsuz oldugum anlar oluyor haliyle. Sanırım en çok yapmacık insanlar enerjimi azaltıyor.

Bir röportajında şöyle bir sana nelerin ilham verildiği soruluyor ve sen de şöyle cevap veriyorsun;

“Müzik, Güneş, Aşk, Sex, Teknoloji, Sanayi, Dystopia, Cyber Punk, Tarih, İstanbul, Yolculuklar, Renkler, Kokular, Zaman…”

Bu kelimelerle yola çıkacak olsaydım ve seni tanımasaydım, tamamen günümüz insanını hatta uç boyutların anlatan modern bir insanı simgeleyen birini yazardım.Biraz uçuk biraz derin biraz da kaçık….

Fakat diğer tarafdan TC vatandaşı olduğunu düşünürsek Türk değerleri ya da kültürü senin müziğinde ve kişiliğinde yani adam gibi adam oluşunda nasıl bir yer sahibi?

KAAN: Türk kimliğinden çok gezegen vatandaşı gibi hissediyorum kendimi. Yobazlaşan toplumumuz beni ve benim jenerasyonumu, ülkesi ile küs hale getirdi sanırım. Etrafımda konuştuğum herkesin yurt dışında yaşama hayalleri var. Bu iyimser bakılması gereken bir durum değil bence… Fakat buna ragmen bu toprakların kültür zenginliğine, mistik dokusuna, tarihine, yetiştirdiği bilginlere, filozoflara ve Atatürk’e hayran olmamak mümkün değil.

Seni besleyen şeyler nelerdir?

KAAN: Müzik, Güneş, Aşk, Nefret, Umut, Hayaller, Kahve

En çok sevdiğin kitap/lar ve neden?

KAAN: Güliverin Seyahatleri (Jonathan Swift) : İlk okuduğum kitaptı ve bana kitap okumayı sevdirdi

Cesur Yeni Dünya (Aldous Huxley) : Güzel bir dystopia

Günlerin Köpüğü ( Boris Vian ) : Yazarın diline bayılıyorum

Hangi filmde hangi karaktersin?

KAAN: Yıldız Savaşları / R2

[nggallery id=10]

Comments: Kommentare deaktiviert

Comments are closed.