Ayşegül Inci

Share

[imagebrowser id=19]

………

http://www.myspace.com/aysegulinci

http://www.teoman.com.tr/

http://www.myspace.com/the333band

Türkiye de rastlayabileceğiniz nadir, radikal Kadınlardan biridir Ayşegül İnci.

Kendisi ile bu haftaki vıdı vıdıma başlıyorum.

Sabrın ve ayırdığın Zaman için çok Teşekkürler Ayşegül!

———-


Annelerimizin, ninelerimizin, eski Türk Reklamlarının Yıldızı olan bu resmi hemen hemen hepiniz biliyorsunuzdur.

Örgü Ören bir KADIN formatı ve verilen mesaj çok açıktır.

Peki hiç Örgü Ören bir Erkek Resmi gördünüz mü ???

Fakat Normların normalleştiği bir toplum da  göremezsiniz.

Ya da Kasap dediğimizde elinde koca bir baltası olan kanlar içinde bir amca gelir aklımıza, bir Teyze değil.

(Tabii bazı filmler hariç)

Kasaptır, Ören Bayandır ne alakası var tüm bunların SANAT ve bu Röportaj ile diyebilirsiniz ama bağlantıyı kurduğumuzda herşey yerli yerine oturacaktır.


Şöyle ki;

O , yani Ayşegül İnci ne bir Ören Bayan ne de bir Kasapçı Amcadır:)

Ama elinde bir bas gitarı vardır bu ufak tefek Hatunun ve böyle de  bu sembolizasyonlara karşı bir duruş sergilemektedir.

Bu da aslında Toplumsal Gelişim Platformunda önemli bir rol oynamaktadır.

Bu Kadın sadece yetenekli ve sıradışı bir Müzisyen değil aynı zamanda önemli bir Kadın formatıdır.

Kendisi şimdilerde Teomanın hem Vokalisti hem de Bas Gitaristidir.

Bu Sıradışı Kadını ilk olarak, 2003 yılında Öğrenci iken Eskişehir de dinlemiştim ve açıkcası hayran olmuştum sesine, müziğine ve duruşuna.

Onu her dinlediğimde, her defasında sıradışı ve innovatif bir Kadın ile karşılaştım.

Herzaman farklı bir Kadın kendisi ve en önemlisi de kendine özgü biri.En önemlisi de bir içeriğe sahip bir Kadın.

Ayşegül Inci’nin Hayatının Kronolojik sıralamasına bakacak olursak o bugün geldiği yere, ciddi bir çalışma ile disiplini ile geldiğini söylemeye gerek yok sanırım.

Çalışkan olmak yetenek ile de birleşince ortaya işte böyle bir şey çıkıyor.

Yani AYŞEGÜL İNCİ:)

Bu örneği Kadın Hareketlerine ,bireyselliğe indirgediğimizde Ayşegül harika bir örnek teşkil etmekte.

En önemlisi de Türkiye de bunu başaran neredeyse parmakla sayılır derecede az kadın var iken.

O bir erkek ile yarışır derecede başarılı ,ve işin içine bir de feminemliği de katıyor ve insana Kadının da bir Erkek kadar her işi yapabileceğini gösteriyor.

Böylece de cinsiyet ayrımcılığını da ortadan kaldıran örneklerden biri oluyor.Bu Takdire Şayan bir durumdur.

Basçı kelimesi genellikle erkeklere atfedilirken, şimdilerde artık bir kadına da (böyle örnekler sayesinde) atfedebiliyoruz.

Buarada Ayşegül’e kadınlarımıza önemli bir pragmatik örnek olduğu için çok teşekkür etmek istiyorum.

Haydi Söyleşimize :

Flz: Merhaba Ayşegül, öncelikle yoğun çalışmalarına rağmen bana zaman ayırdığın için teşekkür ederim.

Özgeçmişini Başarılarını ve Müzik ile olan ilişkini artık her yerde okumak mümkün benim asıl merak ettiğim , böylesi bir yolda yaptıklarını bir Kadın olarak sen kendin nasıl tanımlıyorsun?

Ayşegül İnci  : Teşekkür ederim. Daha yolun başında olarak görüyorum kendimi. Müzik sonsuz bir bilgi… Kendimi tanımlamam gerekirse, hala yolun başında bir şeyler öğrenmeye çalışan ve kendini donatmaya çalışan bir müzisyenim.

Flz: Neden İletişim Fakültesinde okudun? Neden konservatuar da değil?

Ayşegül İnci : Türkiye koşulları diyelim.. Lisede konservatuara gitmeyi çok istedim ama ailem o dönem istemedi, üniversiteye hazırlık sürecinde de hareketli bir yapım olduğu için ve gazetecilik mesleğine duyduğum ilgiden dolayı ilk tercihim olan A.Ü. İletişim Bilimlerini kazandım. Zaten kafama takmıştım müziği, okurken yürütecektim. Nitekim de öyle oldu. Şu an düşünüyorum da, iyiki de gazetecilik okumuşum çünkü kendimi geliştirebildiğim ve bazı değerlerin farkına varabildiğim bir öğrenim yaşadım. Bunun müziğime de yansıdığını düşünüyorum.

Flz: Sence , bazı Kadınların Istekleri ya da Hayalleri maskulen olarak sıfatlandırılabilir mi?

(Bu soruyu sana soruyorum çünkü sen çok maskulen bir enstrümanı feminem bir tarzda çalarak sunuyorsun ve bu da bir nevi örnek.)

Ayşegül İnci  : Toplumda kadına ve erkeğe atfedilen değerler var. Bu küçüklüğümüzden bize aşılanan şeyler. Oğlan çocukları futbol oynarken, kız çocukları barbie bebeklere ve evciliklere yönlendiriliyor. Bunlar toplumda küçüklükten beynimize kazınıyor. Erkeklerin ve kadınların yaptığı işler ayrıdır yargısı öğretiliyor. Bir kadın futbol oynamak istediğinde, davul çalmak istediğinde, şoför olmak istediğinde nasıl yadırganıyorsa bir erkek de mutfağa girip yemek yaptığında veya ev işi yaptığında yadırganıyor. Bu yüzden bazı kadınların hayalleri toplumda maskulen olarak sınıflandırılabilir. Ben bu değerlere tamamen karşıyım. Hayata bir kere geliyoruz ve hayallerimiz neyse onun peşinden koşmalıyız. Bu hem kadın için hem de erkek için geçerli.



Flz: Maskulen Hayalleri olan kadınlar, (mesela Bilimadamı kelimesi de aslında sexist bir söylemdir ) sence nasıl kendilerini var edebilirler ve ne yapmalılar?

Ayşegül İnci  : Tabiki var edebilirler ama erkeklerden daha çok çalışmak zorundalar ve yanlış yapma lüksleri yok.Kendilerini ispatlamak zorundalar. Mesela müzik grupları üzerinden düşünürsek çok kötü çalan, 4 akor öğrenip sahneye atlayan erkek grupları çok var ki bunu ayıplamıyorum hobi için yapıyor olabilirler ya da kendilerini mutlu etmek için..Ama bunu bir kadın grubu ya da bir kadın müzisyen yapsa “aa kadın bu, o yüzden çalamıyor” derler. Erkeklerin dandik çalma hakları var, onlar kötü çalınca “aa erkek, o yüzden çalmayı beceremiyor” denmiyor ama kadınlara deniyor maalesef. Bunun sayıca çok olmakla ilişkisi var, gitgide kadın müzisyenler çoğalıyor ve ben çok seviniyorum bu duruma. İlerde bu ön yargılar kırılacaktır, çok olduğumuzda..

Flz: Kadın Hareketleri ya da Kadın Hakları konusundaki duruşun nedir?

Ayşegül İnci  : Kadınların bir araya gelerek bir güç oluşturacağı inancındayım. Okuduğum bölümde kadın araştırmaları üzerine dersler aldım ve bitirme tezim de “Karikatür Dergilerinde Kadın İmgesinin Sunumu”ydu. Toplumda bir çok alanda eziliyoruz ama ben pozitif düşünenlerdenim. Eğitimle ve hukukla her şeyin aşılacağına inanıyorum.

Flz: Müziğin bir cinsiyeti var mı? Varsa neden nasıl ve niçin?

Ayşegül İnci  : Müzikte dil, din, ırk ve cinsiyet olduğuna inanmıyorum. Müzik evrensel bir dil…

Flz: Neden kendi Albümünü yapmıyorsun? Sesin harika, Bas Gitar çalıyorsun ve Piyasada aranan bir isimsin. Sence seni de bireysel olarak görmenin zamanı gelmedi mi?

Ayşegül İnci  : Doğru zamanı ve koşulları bekliyorum kendi albümüm için. Ne zaman biter, ne olur bir tarih söyleyememekle beraber yavaş yavaş çalışmalara başladığımın müjdesini verebilirim.

Flz: Bunu duymak çok sevindirici.Peki bir Kadın olarak yaptığın işte herhangi bir kadına özgü sorunla karşılaştınmı?

Ayşegül İnci  : Müziğe ilk başladığımda en büyük sorun ön yargıydı benim için. Eskişehirde amatör gruplarla çalarken, kadın olduğum için iyi çalamayacağımı ve müzik yapamayacağımı söyleyen bazı örümcek beyinli insanlarla karşılaştım. Ama iyiki de karşılaşmışım, çünkü onların sayesinde daha çok çalıştım. Teşekkür ediyorum onlara buradan!!!

Flz: Müzik, hayatına nasıl girdi ve ne yönde seni değiştirdi.

Ayşegül İnci  : 13 yaşımda gitarla başladım. Bisiklete ve motor sporlarına çok meraklı özgür, yerinde duramayan bir çocuktum. Bisikletim çalınınca enerjimi bir şeylere aktarmam gerekiyordu.Evde ablamın gitarı çok ilgimi çekmeye başladı ve kendimi çalarken buldum. Çok şey değişti hayatımda çünkü gitarla beraber şarkı da yazmaya başladım. Daha içe dönük, duygularını bu yolla ifade eden birisi haline geldim.

Flz: Müzik olmasaydı Ayşegül nasıl biri olurdu?

Ayşegül İnci : Çok eksik olurdum herhalde, düşünemiyorum bile…

Flz: Arızalı yanların neler?

Ayşegül İnci  : İnce eleyip sık dokumak, bazı konularda çok düşünüp gereksiz yere kendi kendimi yemem…

Flz: Vazgeçemeyeceğin kullandığın Postmodern Araçlar nelerdir?

Ayşegül İnci  : Bilgisayar ve cep telefonu.

Flz: Toplumda Kadının Rengi ve Yeri nedir?

Ayşegül Inci şuanda toplumda nerededir ve rengi nedir?

Ayşegül İnci  : Ben toplumdaki kültürel kadın ve erkek kavramlarına inanmıyorum. Bence bir insan, kendisi olması için bu koşullandırmanın dışında adımlar atmalı. Ben bunu kendi hayatımda gerçekleştirmeye çalışıyorum ama bir çok Türk kadını için bu böyle değil maalesef. Kadınlar kendilerine güvenmeli ve daha özgür adımlar atmalılar.

Flz: Bestelerin senin dışında birileri tarafından icra

edilmekte mi?Özellikle senin bestelerini icra etmesini istediğin ya da hayal ettiğin Müzisyenler var mı?

Ayşegül İnci  : Kendi şarkılarımı en çok ben söylerken mutlu oluyorum .Henüz başka birine kendi şarkımı vermedim ama ilerde belki olabilir.

Flz:Teoman ve Senin sesinin güzel bir Harmonisi var, “Aşk Kırıntıları” düetiniz Beyaz Şov da büyük bir ilgi görmüştü. Böyle bir düet yapsanız ve piyasaya sürseniz çok büyük ses getirecektir.Gelecek de böyle bir Proje senin ya da Teomanın albümlerinde yer alacakmı?

Ayşegül İnci : Şu anda Teoman konserlerinde, ona düetlerde ben eşlik ediyorum. Teomanla çalışmak ve onunla düet yapmak çok keyifli. Kendi albümümde bir şarkıda onunla düet yapmayı çok isterim.

Flz: Bir Konserinde söylediğin “Güzel ve Çirkin” (Battle of the Bands 2006) şarkısı sonrasında, şöyle bir cümle kurmuşsun;

“Sadece üretkenlikleriyle varolmak isteyen Kadınlar içindi bu Şarkı. Güzel ve Çirkin olarak adlandırılmak istemeyen kadınlar içindi.”

Bu cümlenin derininde verilen mesaj tabii ki çok anlamlı fakat ben senden daha fazla ayrıntı almak istiyorum bu konuya dair.Sence Kadınlar Estetik varlıklarıyla mı kabul görüyorlar?Bunlar hakkında örnekler verebilirmisin? Toplumda ne tür şeyler yaşıyorsun sen bir Kadın olarak?

Ayşegül İnci : Her kadın bunu yaşıyordur. En ufak örnek televizyonu açın. Haber spikerlerine ve sunuculara bakın. Erkeklerin nerdeyse tamamı ya çirkindir ya da yaşlıdır. Göbeklidir ve keldir, yüzü kırışmıştır ama bu tv yöneticileri ve toplum için önemli olarak görülmez. Çünkü erkek aklın semboludur ve estetik olması aranmaz. Ben bilgimle ve karizmamla buradayım mesajını verir bize. Ama kadınlara baktığımızda estetik anlayışın dışında bir tip bulamazsınız, hepsi bakımlıdır ve güzeldir. Çünkü işe alımda öyle seçerler. Onlar için kadının zekasının ya da bilgisinin önemi yoktur. Güzel olsun reytingi bu şekilde alalım diye düşünürler. Bunu her iş kolunda düşünmek mümkündür. Bu her kadının yaşadığı bir sorundur, bu yüzden kadınlar kendilerini var etmek için toplumun sunduğu estetik anlayışa göre güzel olmaya çalışırlar. Estetik ameliyatlar ve kozmetik ürünlerle kendilerini hırpalarlar.

-SON-

F.DURMAZ

2009

Comments: Kommentare deaktiviert

Comments are closed.